2 Eylül 2012 Pazar

Echo Noise - Noise Works EP (2012)

Ve sevgili dostlarım, 2007'de yola çıktığımızdan beri gelişen süreçlerden dolayı, tarz değişikliğinden tutun da bireysel çalışmalara kadar geçen zaman süreci içinde en sonunda sizlere "Noise Works" adlı EP mizi gururla takdim ediyorum...

http://soundcloud.com/echonoisetr

Bu linkten Ep yi dinleyebilirsiniz.

21 Ağustos 2012 Salı

Dallas 2012: Eyvah Hapı Yuttuk :)

80'lerin kim kime dum duma dizisi Dallas 2012 versiyonuyla yine yaptı yapacağını, çekirdek satışları patlama yaptı, işten eve yorgun dönenler aç kaldı, önceden Jr'ın düdüklemeleri vardı gündemde, şimdi torunlarının düdüklemeleri... Her dizide kesinti olur, bunda olmaz kesin... Afişe dikkat :) Mesajı vermiş : Döndüler ve rüyada değilsiniz. Düdükleme kesin var diyor yani :) Neyse hadi ben kaçtım...

16 Ağustos 2012 Perşembe

Köpüklü Türk Kahvesi Manifestosu



İnsanın günlük hayatında önemli bir noktadır Türk Kahvesi. Hele ki güzel İzmir'imin Dibek Kahvesi, köpüğü bile her şeyi anlatmaya yeter. Hüznü, sevgiyi, gülümsemeyi, huzuru... İşte bu Türk Kahvesi'ne olan manifestomdur. Niye mi?
Sabah kalkarsın ayılmak için bir Türk Kahvesi yaparsın, gözlerinde kalan çapağın verdiği sıkıntıyı yansıtırsın o kahveye, köpüğü olsun diye beklersin, alırsın usulca koyarsın fincanına,geçersin odana, sararsın bir sigara. "Unuttuğum bir şey var mı acaba?" diye hayıflanırsın aniden ve hızlıca çakmağını alırsın komidinden. Önce sardığın sigarayı yakara, ardından kahve öncesi o hayatına hayat katan suyun en soğuk halini yudumlarsın ve aniden fondiplersin bardağı eyvallah dercesine. Sonra kahveye dadanır ellerin sevgiliye koşarcasına. İlk yudumu aldın ve... Muazzam gülümsemen ortaya çıktı. Köpüğünün söz gibi uçucu olduğunu hissedersin bir an. Ancak sigarandan derin bir nefes daha içtiğinde hüsranı gözlerin görür. Uçmuştur fincadanki o köpük. Hay ananı... hangi ara bitti köpüğü dersin haykırırcasına ama kahve aşkla,sevgiyle,hüzünle bağlandığın bir şey olmştur artık. The Beatles'ın " Tomorrow Never Knows"u gibi psychedelic bir hava yaratır sende. Sonra aniden çıkagelir konuşma ihtiyacı olan yürek. Belki parmaklarından sana ulaşıyordur ama o katatonik, o dijitalize yapıyı kırıp ona bir mutluluk imgesi göstermek istiyorsun. İnsanların uzun zamandır yapamadığı olguyu ona sunuyorsun ilk aşık olduğun kıza verdiğin çiçek gibi : Sesini... Evet evet, sesini duyuruyorsun ona, o gülümsüyor ya, o yürek mutlu oluyor ya sen ise uçsuz bucaksız çayırlarda koşan cesur atların özgürlüğünü yansıttığı kişnemelerin verdiği mutluluğu yakalıyorsun. O mutlulukta fincanının dibinde kalan telveye bakıp kahkahalar atıyorsun hayata, karun hazinesi gibi bir yüreği gördüm,tanımaya başladım diye.
   Ey insanoğlu! Kaybettiğimiz güzel değerlere sahip çıkın, çıkın ki kaostayken bile size uzanan ve tutup ayağa kaldırmak isteyen bir elin olduğunu bilin! 
Teşekkürler Hazine Yürek... Teşekkürler Türk Kahvesi...